AKÇA KASABASI Tarihçe
Köyümüzün adı Fidi iken 1967 yılında Akça olarak öldürülmüş olup, Fidi köyü 1955 yılına kadar Bidevi Nahiyesine bağlı olarak idare edilmiştir.
Fidi köyü, Selçuklu döneminde, Ali Ahmet Nahcivan tarafından 1291 tarihinde kurulmuş olup, bu zad Melik Ahmet Danişmend Gazinin kabilesidir. O dönemdeki köylülerimizden şu şekilde bahsedilmekledir. "Tokat'ın Niksar kazasına bağlı Fidi Köyü vardır. Bu köy Selçuklu döneminde Ahi Ahmed Nahcivani tarafından, biri Niksar'da olmak üzere açılan iki zaviyenin misafirlerini karşılamak için vakfolunmuş olup, zaviyenin bu köye doğum tesadüfen; eski Amasya Niksar yolunun buradan kolayca açıklandığı türbe ve mezarlar bulunmaktadır. Ayrıca tarihi eser olan Silahtar Ömer Paşa Camisi de mevcuttur.” Köyümüzün etrafında ele geçen bazı eserlerden birinin Roma ve Bizans'taki yerleşim yeri olarak anlaşılmaktadır. Kuzeydoğusundaki Elense tepesi, genişleyenki Çevlik mevkii talimatlarıki biçik ve Deveboynu, Alatepe mevkilerinde o dönem aralıklarını sürdürüyor. Silahtar Ömer Paşa Camii bulunan ve araziden yapılan üzeri burada şişirilmiş, 1976 yılında köyümüze gelen İngiliz Profesör Davit Frecher tarafından incelenmiş, burada bölgesel Otuzuncu taş olduğu ve MS293 yılında Bizans İmparatoru Dikilyanus namına, eyalet valisi Avıryanuş tarafından şerefe nişanesi olarak dikildiği yerde ortaya çıktığı çok sayıda anlaşılmıştır.
Vaktiyle köyümüz hudutları içerisinde Kavacık ve İzan köyleri kurulmuş, bu iki köy arasında arazi nedeniyle sınır çatışmaları ortaya çıkmış,anlaşmazlığı çözülmüş köye kadı olmuştur. Köylerin arasında bulunan bir yerde kurulmuş mahkeme. Kadı arazisinde hudutlarını tespit ederken Kavacık köylülerinin hazır göğüslerinin birleşmiş, diğerlerini gören ham meyveyi koymuşlar, bir bez parçasına da kırılanları sararak kavuklarının yerlerine yerleştirdikten sonra kırılmışlar koymuşlar, ayaklarının de biraz Kavacık köyünün içine doldurarak kırılmaya hazırlamışlar. Kadı, mahkemeyi kurmuş ve söylenenleri çağırarak, bu topraklar kime ait diye sormaya başladıca, kulaklarının göğüslerindeki meyvelerin üzerine kırılması işte olmuş, işte olacak (biri olmuş biri ham meyveyi vererek) vebali varsa, başımızdaki cana şu bastığımız topraklar, Kavacık köyüdür yemin ediyorce, kadı arazinin Kavacık köyüne ait olmak üzere karar vermek üzere mahkemeyi bitirmiş. İzan köylüleri bu reddetmeyi reddederek itiraz etmeye başladı ve hemen orada iki köy halkı arasında büyük bir kavga çıkmış, bu kavgada birçok insanla birlikte kadı da öldürülmüş ve orada savunulmuş. Burada aktarımın günlük olup olmadığı. Karaağaç köyünün hemen altında Kavacık mevkii olarak bilinen mevki üzerinde halen Kadı mezarlığı olarak bilinen bir yerdedir.
Bu bilgi hiç alınmadı. Bu tarihi bilgiler 2007 yılında askerlik yöntemiyle bölükte bulunan, Almayada basılan Dünya Ansiklopedisinden alınmıştır.